düşünüyorum demekki malım
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 DİVAN EDEBİYATI HAKKINDA BİR YAZI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 358
Points : 908
Kayıt tarihi : 03/08/09

MesajKonu: DİVAN EDEBİYATI HAKKINDA BİR YAZI   Ptsi Ağus. 03, 2009 8:19 pm

İVAN EDEBİYATI
Sevmek,öğrenmekle başlar. Eğitim ve öğretim,hayatın hangi sahasında olursa olsun zaman içinde sevmeyi beraberinde getirir. Bugün Divan edebiyatının layıkıyla bilinmeyişi ona düşman kazandırmakta ve bir kenara itilmesine sebep olmaktadır. Hayat şartlarının değişmesi ve modern dünyanın etkisi ile başkalaşan düşünce sistemi,Divan edebiyatının halktan tamamiyle kopmasına yol açmıştır. Ancak daha da önemlisi,Cumhuriyetle birlikte pek çok alanda olduğu gibi Divan edebiyatına karşı da organize bir düşmanlığın başlamış olmasıdır. Saray edebiyatı,yüksek zümre edebiyatı,aristokrat edebiyatı,havas edebiyatı gibi yaklaşımlar ile Divan edebiyatına adeta bir suçlu muamelesi yapılmış ve başta aydınlar olmak üzre Batı alternatifi karşısında bu edebiyat küçümsenmiştir.
Divan edebiyatının gözardı edilmesi için çalışanların asıl dayanak noktaları bu edebiyatın halktan tamamiyle uzak olduğu masalını uydurup sonra da bu masala kendilerinin inanmalarından kaynaklanır. Bu görüşte elbette ki gerçek payı vardır. Ancak abartıldığı kadar da halktan kopuk bir edebiyat tanımlaması yanlıştır. Halkının pek çoğunun sanat ve edebiyatla meşgul ve ilgili bulunan Osmanlı toplumundaki şairlerin mesleklerine bir göz atalım :Padişah,vezir,devletadamı,eyaletvalileri,kadılar,müderrisler,imam,müezzin,katip,hersınıftaasker,
hafız,cüz'han,buhurcu,muvakkıt,hanende,
türbedar,tekkegörevlisi,çizmeci,fesçi,sarıkçı,müneccim,demirci,ipekçi,çakşırcı,attar,şekerci,iğneci,mürekkepçi,ayakkabıcı,sokak satıcısı,hatta canbaz.....vs. vs.Şimdi insaf ile düşününüz!Bütün bu ve benzeri mesleklerdeki halktan insanlar Divan şiirini söylüyor,yazıyor,okuyor ve zevk alıyorsa bu edebiyata havas veya yüksek zümre edebiyatı yakıştırmalarının kasdi olarak bir yafta mesabesinde verildiğinden şüphemiz kalır mı?Bu durumu biraz günümüzle mukayese edelim. Bugün herkes biraz şiir yazar ama usta şairlerin hemen hepsi münevver tahsilli veya entellektüel kişilerdir.Bu durumda Divan şairleri ve şiirleri için kusur kabuk edilen "havas şiir ve "aristokrat şiir" sıfatlarını günümüz entek şiir ve şairleri için kullanamk daha uygun olur. Binaenaheyl Halk şiir geleneğini devam ettiren aşıkların fazla rağbet görmesini de gözardı etmemelidir.
Bugün pek çok edebi eser halkın diliyle ve halk için yazılmaktadır. Oysa şehre inen bir köylünün son çıkan şiir veya hikaye kitabını almak için kitapçıya uğradığını gören olmamıştır. Halk olarak okur yazar nüfusu 30 milyonun üstünde olan ülkemizde bir sanat yahut şiir kitabının baskısı genelde 3 bindir. Yani her 10000 okur yazardan bir tanesi yeni çıkan bir şiir kitabını alma ihtiyacı duymaktadır. Oysa basım, yazım dağıtım ve haberleşme imkanlarından yoksun Osmanlı toplumunda bu eser halka kolayca ulaşıyor,okumu yazması olmayanlar da dinleyerek nasibini alıyordu. Elbette bu canlılık halkı da etkiliyor ve ortak zevklerin onlara intikalini sağlıyordu.
Toroslar'da yaşayan göçebe Türkmenler arasında Cumhuriyet devrinde bile pekçok Divan şiirinin beyitleri derlenirken, Divan edebiyatı kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda dahi bilinip sevildiğine hayret edecek yerde "Halk bu edebiyatı anlamazdı" demek ne derece isabetli bir görüştür??Eğer problem dil ise, demek ki toplumun insanı bu dili anlayabiliyordu. Biz bugün anlamıyoruz, anlamaya gayret etmiyoruz daha doğrusu anlamamakta direniyoruz diye eski insanların diline dil uzatmak ne derece doğrudur??Elbette dili ağır olan (sayıları az da olsa) birkaç eser mevcuttur ama temcit pilavı gibi yalnızca birkaç istisnayı söz konusu edip esas yekunu göz ardı etmek haksızlıktır. Kaldı ki biz bugün Mehmet Akif'i, hatta Ömer Seyfettin'i bile anlamayan nesiller yetiştirmekteyiz. Bu durumda aynı neslin Fuzuli'yi, Baki'yi, Nedim'i anlaması elbette beklenemez. Dahası var! Bu nesil, Divan şiirine alternatif olarak bütün müsbet yanları üzerine topladığı düşüncesiyle hareket edilen halk şiirini, Karacaoğlan'ı, Gevheri'yi, Aşık Ömer'i de anlayamamaktadır. Buradan şu sonucu çıkartmak mümkündür:Her çağ kendi dili içinde bedii zevk sahibidir!
Edebiyatsız millet, dilsiz insana benzer. Altı asırlık Osmanlı çınarının asude bir gölgesi olan Divan edebiyatı da atalarımızı bize gösteren bir ayna, onları bizimle konuşturan bir ilham ve aradaki tanışıklık bağını sağlamlaştıran bir vasıtadır. Gelecek nesillerin bu edebiyattan mahrum yetişmeleri düşünülemez. Hepimiz, üzerimize düşen kültür taşıyıcılığı görevini yapmakla yükümlüyüz.

DİVAN EDEBİYATI
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bbc2.yetkinforum.com
 
DİVAN EDEBİYATI HAKKINDA BİR YAZI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Aşı fiyatları ?
» SORUMLU YÖNETİCİ İSTİHDAMI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASIMA DAİR YÖNETMELİK

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
düşünüyorum demekki malım :: Edebiyat :: DİVAN(KLASİK) TÜRK EDEBİYATI-
Buraya geçin: