düşünüyorum demekki malım
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aklâm-ı Sitte

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 358
Points : 908
Kayıt tarihi : 03/08/09

MesajKonu: Aklâm-ı Sitte   Ptsi Ağus. 03, 2009 6:09 pm

Aklâm-ı Sitte
Bugün dünyada en yaygın yazı çeşidi olan latin yazısından sonra birinci sırayı alan islam yazısı bu özelligini öncelikle islam dinine borçludur.İslamiyetle birlikte ortaya çıkmaya başlayan islam yazısı islam dini olmasaydı basit ve ilkel bir Arap yazısı olarak kalabilirdi.İslam yazısı islam dinini gelişmesine paralel bir gelişme göstermiş diger kültürler islam kültür potasında eridikçe yazı da buna baglı olarak gelişip zenginleşmiştir.

Bu yazının islamiyet öncesi ne kadar Araplara ait ise de islamiyet sonrası da islam dinini kabul eden milletlere aittir.Araplardan başka öteki islam milletleri,Türkler,İranlılar,Hindliler, Afganlılar,Afrikalılar ve Malezyalılar bu yazıyı ortak bir din kültür ve sanat yazısı olarak kullanmışlardır. İslam yazısı bu geniş cografi bölge içerisinde daha önce kullanılan yazıları yenerek onların yerini almış ve bu zengin yazı kültürlerinden etkilenerek plastik unsurlarını ve muhtevasını zenginleştirmiştir.Bu yüzden islam yazısı zaman içinde oldugu kadar ülkeden ülkeye de farklılık gösterir. İslam yazısının bu açıdan tipolojisi yayıldıgı ülkelere göre Hulefa ,Emevi,Abbasi,Endülisî,İranî,Selçukî,Osmanî olabilecegi gibi , Kufî,Neshî,Endülüs ve Magribî, Rik’a,Divanî,Ta’lik olarak da sınıflandırılabilir.Bu tipoloji hem yazının tarihi hem de cografi değişimine ışık tutmaktadır.Bilindiği gibi, genel olarak Kufî yazı islamiyetin başlangıcında daha ziyade dini maksatla kullanılmıştır.Bu yazının daha çok Emeviler dönemine ait oldugu söylenebilir.Neshî yazı ise sülüs,reyhani ve muhakkak yazıların prototipi olarak kabul edilebilir ve Abbasi dönemine aittir.Rik’a vve divani yazılar ise Türkler tarafından icad edilmiş, Talik yazı ise İranda ortaya çıkmış olup Hatt-ı Farisi adıyla da bilinmektedir.

İslam yazılarının genel bir sıınıflandırmasını yapmak hususunda kaynaklar arasında farklılıklar oldugu göze çarpmaktadır.Ayrıca bütün yazı türlerini içine alan bir sınıflama yapmak da mümkün görünmemektedir.Büyük Selçuklular tarihine ait bir eser yazan ve ayrıca ünlü bir hattat olarak da bilinen Muhammed b. Ali b. Süleyman er Ravendi nin yetmiş tür islam yazısı yazmakta usta oldugu kabul edilirse konunun sınırlarının genişligi ortaya çıkacaktır.

İslam yazılarının çeşitleri konusunda kaynaklar Aklâm-ı Sitte (altı kalem,şeş kalem) deyimi ile bilinen bir sınıflamadan söz ederler.Kufi yazıdan sonra ölçülü yazıların çeşitleri hakkında ki görüşler oldukça farklı ve degişiktir.

M.Bedreddin Yazır bu konuyu değişik kaynakları karşılaştırarak şöyle açıklamaktadır.

…hat ve hattatan tespit ettiği şecereye göre Aklam-ı sitteyi ; sülüs,nesih,muhakkak,reyhani,tevki,rikaa olarak kaydediyor.Menakıbı Hünerveran ve Medeniyet-i İslamiye Tarihi de sülüs,nesih,talik,reyhani,muhakkak,rikaa olarak gösteriyor.Burhan-ı Kaatı da açıklandıgı üzere bazıları talik i yedinci olarak almışlar ve ölçülü yazıların aslı yedi kalem oldugunu ve Heft Kalem denildigini söylemişlerdir.Bu hale göre tertip şöyle olmak lazım geliyor : sülüs,nesih,muhakkak,reyhani,tevki,rikaa, talik.

Bu tertipte islam dininin baslangic yillarinda resmen on sirayi alan ve bu yazinin yuvarlak karakterli sami yaziyla karisimindan dogan ve once mensub ve daha sonra kufi denilen yazilari ve daha baska turleri icine almadigi gorulmektedir.Yalniz kufi yazinin besyuze yakin cesidinin tespit edildigi kabul edilirse aklam-ı sitte tertibinin yetersizligi ortaya cikacaktir.



E.Kuhnel, Islamiche Schriftkunst adli eserinde islam yazilarini genis bir perspektif icinde siniflandirmaktadir.Ancak burda bunyesinde hem duzluk hem de yuvarlaklik bulunan kufi yazilarin hepsinin koseli yazilar grubuna dahil edildigi gorulmektedir.Yukarda da belirtildigi gibi kufi yazi yuvarlak karakterli sami yaziyla tamamen koseli ve yapisinda yuvarlaklik bulunmayan makili yazinin karisimindan dogmus ve islamiyette ilk defa Kurani Kerimin yaziminda kulllanilmistir.Binaenaleyh butun kufi yazilarin koseli oldugunu kabul etmek dogru degildir.Bu durumda Kuhnel in tipolojisine (1-koseli yazilar2-yuvarlak yazilar 3- egik yazilar 4- magribi yazilar 5-fantazi yazilar ) hem koseli hem de yuvarlak yazilar olarak kufi turun eklenmesi koseli yazilarin makili ye tahsis edilmesi daha dogru olacaktir.Magribi yazinin ayri bir baslik altinda incelenmesi uygun gorulmemektedir.Cunku magribi yazi terimi cografi bir bolgeyi ifade ettigi icin bu tipolojiye uymamaktadir.Bu duruma gore islam yazilarinin assagida ki siniflandirilmasi plastic unsurlari yansitmasi acisindan daha gercekci olacaktir.



1-yuvarlak yazilar

2-koseli yuvarlak yazilar

3-koseli yazilar

4-egik yazilar

5-fantazi yazilar



1 YUVARLAK YAZILAR



Yuvarlak yazilarin turlerini belirtmeden once yazilarin ortaya cikisi hakkinda soz etmek uygun olacaktir.Hemen belirtilmelidir ki yuvarlak yazilarin dogusu konusunda batili kaynaklarla islam kaynaklari arasinda farkli gorusler vardir.Butun ciddi kaynaklar islam dininin baslangicinda iki tur yazi kullanildigi hususunda gorus birligi icerisindedirler.Bu yazilardan birincisi genel olarak kufi yazilarin da dahil oldugu ve baska turleri de icine alan koseli yazilardir.Ikinci grup yazilar ise yuvarlak karakterli olup nabati yazidan turemislerdir.Daha sonralari sami adi verilen bu yuvarlak yazilar genellikle zarafet ve disiplinden yoksun din disi maksatlar icin kullanilmislardir.Bu yazilar sanildigi gibi kufi yazilardan cikmamis fakat onun gelisiminden etkilenmislerdir.Bir kisim kaynaklar ise yuvarlak yazilarin kufi yazidan dogdugunu belirtmektedirler.Bu kaynaklara gore yuvarlak yazilarin ilki olan nesih yazi ilerde hakkinda daha genis bilgi verilen Ibni Mukle tarafindan bulunmustur.M.Beddrettin Yazir papuruslerde gorulen ve nesihe benzeyen yazinin kalb ve irca kanunu altinda zamanla sekil degistirerek ve muhtelif isimler alarak Ibni Mukle ye kadar geldigini kabul etmektedir.Fakat Ibni Mukle nesih yaziyi hat sanatinda kufiden sonra baslı basina bir mebde ve hat taliminde bir esas, bir mikyas kabul edilen sulus yazidan cikardigini iddia etmektedir.


Kaynak: osmanlica.wordpress.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bbc2.yetkinforum.com
 
Aklâm-ı Sitte
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
düşünüyorum demekki malım :: Edebiyat :: DİVAN(KLASİK) TÜRK EDEBİYATI-
Buraya geçin: